İnsanlar sosyal ortamlarda eş, evlat, öğretmen, yönetici ve başka birçok role sahip olabilirler. Ancak çocuk sahibi olduktan sonra çok önemli bir role daha sahip olurlar; ebeveynlik. Eş, sevgili, çocuk, genç bir kadın ya da genç bir erkek iken birden anne baba olmak elbette çok önemli bir dönüm noktasıdır.
Ebeveynlik, sorumlulukları ve bunun yanında daha önce tadılmamış duyguları da beraberinde getirir. Sevgi, şefkat, özveri, gelecek kaygısı, yetersizlik gibi duygular sahip olunan çocukla beraber bambaşka bir kalıba girer. Durum böyleyken anne- babanın şaşırması, bocalaması ve hata yapması normaldir. Normal olmayan yapılan hatada ısrar etmektir. Örneğin, öğretmenlik yapabilmeniz için önce belirli bir süre eğitim almanız gerekir. Süre sonunda yeterliliğinizi kanıtladığınız takdirde öğretmenlik yapmanız mümkündür. Ancak anne- babalıkta böyle bir durum maalesef söz konusu değil. Bireyler önce anne- baba olurlar daha sonra da anne- baba olmayı öğrenirler.
Tüm bunlardan dolayı yapılan hatalar motivasyonunuzu düşürmemeli. Unutmayın ki her ebeveyn sizin geçtiğiniz yollardan geçiyor. Kimse ideal anne- baba olarak dünyaya gelmedi. Daha iyi anne- baba olmak ve daha az hata yapmak sizin elinizde.
Bunun için her şeyden önce anne- babanın kendine güvenmesi ve kendini sevmesi gereklidir. Kendini sevmeyen anne- babadan sağlıklı bir çocuk sevgisi beklemek yanlış olur. Anne- baba önce kendi yaşamındaki olumsuzlukları aşmalı ve iç huzurunu sağlayıp kendine güvenmelidir. Özgüvenli ve kendini seven bir anne- babaya sahip olmak çocuğu her anlamda daha güçlü yapar.
Öyleyse ilk adım olarak arkanıza yaslanın ve bu dünyada sizden sadece bir tane olduğunu hatırlayın. Hepimizin size ihtiyacı var. Çünkü sağlıklı nesil sağlıklı bireyle mümkün ve o sağlıklı birey de sizin elinizde şekilleniyor.
Aynı yollardan bir daha geçmeyeceksiniz, hatalarınızla beraber yanınıza ne alırsanız o kadar kardasınız demektir.
Anne- baba olmanın temel taşlarından bir diğeri de çocuğu ‘dinlemektir. Henüz konuşmuyor olsa bile size verdiği mesajları duymaya çalışın, onu dinleyin, gözlemleyin. Empatiyi mutlaka kullanın. Sizin dünyanızda kar tanesi gibi olan ayrıntılar onun dünyasında bir çığa dönüşebilir. Onu her şeyiyle önemseyin. İlginizi ona yöneltmek için hata yapmasını ya da sizi kızdırmasını beklemeyin. Onun güzelliklerini de görün, alkışlayın. Gözlerini kocaman kocaman açmış size bir şeyler anlatmaya çalıştığında siz de onun gözlerine bakın. Emin olun duyduklarınızdan çok fazla şeyi göreceksiniz. Daha da önemlisi onu tanımaya başlayacaksınız.
O, aramıza katıldığı günden beri çevresindeki her şey -siz dâhil- onu şekillendiriyor. Büyüyor, gelişiyor, eğiliyor, bükülüyor, değişiyor… Devam eden bu değişimi bir yerinden yakalamalısınız. Bu ancak onun gözlerine bakıp onu dinleyerek mümkün, bir yandan TV seyredip bir yandan onu uykuya hazırladığınız o hengâme içinde değil.
Arzu ettiğiniz anne- baba olmak için hiçbir zaman geç değil. İçinde bulunduğunuz şu an daha iyi anne- baba olmak için en uygun zaman. Ertelemeyin, daha fazla okuyun, okuduklarınızı hayata geçirin. Her problemin üstesinden gelmenizin mümkün olmadığını kabul edin ve yardım isteyin. Hiçbir şey için acele etmeyin, sonuca odaklanmayın ve çocuklarınızla olduğunuz her anın tadını çıkarmaya bakın.
Sevgiyle…
Psikolog H. Esin ESEN

Çocuğum bilgisayar bağımlısı
Çocuğum bilgisayarla ne zaman tanışmalı?
Çocuklar için bilgisayarın zararları nelerdir?
Bilgisayar oyunlarının çocuklar üzerindeki etkileri
Bilgisayarın çocuklar üzerindeki etkileri nelerdir?
Teknoloji günden güne hızla kendini geliştiren bir alan ve bu hızlı gelişmelerle birlikte gün geçtikçe hayatımızın daha çok noktasini etkisi altına alıyor. Evinde televizyon, tablet, akıllı telefon, play-station gibi sürekli türeyen aletlerden olmayan var mı? Tabi ki yok! Bunlardan en az bir tanesi elimizde, cebimizde veya evimizde; aslında hayatımızın tam ortasında bir yerlerde. Uzun süredir onlarla beraber yaşıyoruz ama hala teknolojiyi en faydalı hale nasil getirebiliriz konusunda cogumuz basarisiz oluyoruz diyebiliriz. Hatta cogumuz bu teknoloji hastaligini çoktan çocuklara bulastirmis durumda. Normal sartlarda cocukların sadece gelişimini desteklemek amacıyla aktif olarak kullanması gereken teknolojik aletlerin birçok ailede limitsiz ve kontrolsüz şekilde kullanıldigini çevremizdeki birçok ailede goruyoruz ve bu da birçok probleme neden olmakta…
Bilgisayar ve akıllı telefonlar doğru kullanılmadığında çocuklarınıza ve size zarar verir. Yemek yemiyor diye ipadden actiginiz o masum çizgi filmler ya da misfirlikte birazcık uslu dursun, ses cikarmasin diye eline verdiğimiz telefonlar yüzünden cocuklarimiz hizli bir sekilde teknoloji bagimlisina donusuyor. Çocukları bir ekran başında oturmaya alıştırmak ayni zamanda onu ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaşmasına neden oluyor. Yaşına ve gelişimine uymayan içerikler şiddete yönelme problemlerine neden olabiliyor. Çocuklar normal ve anormal arasındaki ayrımı yapamadıkları için, kendilerine sunulan uyaranları sağlıklı değerlendiremezler, bu nedenle etkilenmeye de yetişkinlere oranla çok daha fazla açıktırlar. Ayrıca oyunlar ve bu oyunlarin çocuklara sürekli bir üst amaç sunulması gibi faktörler de bağımlılığa doğru giden yolun önünü açmaktadır.

Çocuğum bilgisayar bağımlısı ne yapmalıyım?
Yedi yaşın altındaki çocuklarda gelişimin, sanat ve spor faliyetleri ile desteklenmesi gerekir. Bunun yanında onları, her daim etraflarında olan tablet, akıllı telefon vb aletlerden uzak tutmak da doğru değildir. Doğru ve yeterli kullanılması hem çocukların hem de erişkinlerin hayatlarını kolaylaştırır. Teknolojinin yalnızca yanlış taraflarını görüp hayatınızdan çıkarmak yerine, onu, hakimi olduğunuz bir araç olarak kullanmak hepimizin isine gelir sanirim.
Teknolojiyi doğru kullanmak adına öncelikle anne babanın kendisi bu konuda rol model olmalıdır. Sürekli elinde tabletle dolaşırken tablet kullanımı konusunda düzenleme yapan bir ebeveyn cocugunu olumlu yönde etkileyemez. Peki ne yapmaliyiz?
Çocuklarınıza teknolojiyi neden kullandığınızı ve onun nasıl, ne kadar kullanması gerektiğini açıklayın.
Sınırlarınızı açık ve net bir şekilde ifade edin ve çocuğunuzu bilgilendirin.
Mutlaka bilgisayar, tablet vb kullanma saatleri oluşturun. Bu saatler dışında kullanımına izin vermeyin, haftasonu yalnızca yarım saat gibi.
Televizyon ve bilgisayarın çocuğun odasında olmamasına özen gösterin. Sınırlara aile bireyleri olarak sadık olun.
Kendi hayal gücüyle yarattığı oyunları oynamaya teşvik edin hatta siz de ona katılın. Spor yapmasına olanak sağlayın.
Çocuğunuzun hangi türde oyunlar oynadığını da denetleyin. Hoşunuza gitmeyen içerikteki bir oyuna haftada yarım saat bile olsa izin vermeyin. Gerekirse özel filtreleme programları kullanın.
Bilgisayar oyunlarına çok fazla zaman ayıran bir çocuğunuz varsa neden bu türden oyunlarla bu kadar fazla zaman geçirdiğini araştırın. Neyin eksik olduğunu bulmaya çalışın. Uzmanlara danışın.

Çocuklarda cinsellik eğitimi nedir?
Çocuğuma cinsel eğitim vermeli miyim?
Çocuğuma cinsellik ile ilgili eğitimi ne zaman vermeliyim?
Cinsellik eğitimi, çoğu zaman görmezden gelinen ve ertelenen bir konudur. Böyle olmasına karşın çocuklar için cinsellik eğitiminin önemi epey büyüktür. Zamanında ve doğru verilmeyen cinsellik eğitimi çocuğun yaşamının pek çok alanını olumsuz etkileyebilir. Cinsel kimlik kazanımı, beden algısı, kendine güven, ebeveyn ilişkileri ve sosyal rol algısı bunlardan bazılarıdır.
Kısaca cinsellik eğitimi; çocuğun cinsiyetiyle, cinsel organlarıyla ve üreme ile ilgili sorduğu soruların tamamını kapsamaktadır. Cinsellik eğitiminin verilmeye başlanacağı belirli bir yaş aralığı yoktur. Çocuğunuz, artık merak etmeye başlamış ve sorular soruyorsa cinsellik eğitimine başlayabilirsiniz demektir. Bu, genel olarak 3-4 yaşlarına rast gelir. Altı ve üzeri yaşlarına gelmiş fakat ısrarla bu konu hakkında hiç soru sormuyorsa neden soru sormaktan kaçındığı da araştırılmalıdır. Soru sormayan çocuk merak etmiyor demek değildir. Ailesinin tepkilerinden korkan bir çocuk soru sormaktan da kaçınır. Bunun için soru sormayan çocuğu özendirecek fırsatlar oluşturulabilir. Örneğin; yakın çevrenizde bir hamilenin bulunmasıyla, bir gazete haberi ya da resimle, onu, soru sorması için yüreklendirebilirsiniz.

Çocuğuma nasıl cinsellik eğitimi vermeliyim?
Çocuklara cinsel eğitim verilirken nelere dikkat edilmelidir?
Cinsellik eğitiminin çok sık ve çok fazla olması da, hiç olmaması kadar yanlıştır. Çocuğun merak etmediği konularla ilgili bilgi vermeye çalışmak kafasını karıştırabilir. Önemli olan, çocuğun cinsiyeti ile ilgili doğru bilgilere sahip olmasıdır. Aslında cinselliğe olan merak da çocuğun diğer her şeye olan merakından farklı değildir. Ancak çocuğun merakının engellenmesi, tatmin edilmemesi, ayıplanması onun endişe, korku ve güvensizlik duymasına neden olur.
Çocuk ne zaman soru soracak olursa olsun aile onu bilgilendirmeye hazır olmalıdır. Bunun için hazırlığınızı önceden yapmış olmanız gerekir. Çocuğun aldığı cevaplarda anne babanın tutarlı olması da önemlidir. Mutlaka bilimsel kaynaklardan faydalanın ve gerekirse bir uzmandan yardım alın.
Çocuk merak ettiği şeyi, hangi ebeveynine sorduysa o cevaplamalıdır. Kız çocuğunu ille de anneye yönlendirmek yanlış olur. Yeterince hazırsanız artık çocuğunuzun sorularını rahatlıkla cevaplayabilirsiniz.
Çocuğunuz soru sorduğu zaman telaşa kapılmadan doğal bir ses tonu ile cevap verin. Cevap vermek için acele etmeyin, iyice dinleyin, çocuğun tam olarak neyi sorduğunu kavradıktan sonra, sadece sorduğu kadarına cevap verin. Cevaplarınızda uzun ve ayrıntılı cümleleri değil kısa ve net olanları tercih edin. Yanlış ve kaçamak cevaplar size olan güvenini sarsabilir. Eğer gerçekten ne cevap vereceğinizi bilmiyorsanız, bilmediğinizi ama araştırıp onu bilgilendireceğinizi söyleyin. Bunlara rağmen eksik ya da yanlış bilgi verdiğinizi farkederseniz, eksik bilgiyi tamamlayın ve özür dileyip yanlış bilginizi düzeltin. Tekrar tekrar sorduklarında sabırla ve aynı tonda, aynı cevabı verin.
Çocuk evinde cinsel yaşam hakkında rahatlıkla konuşabilmeli. Ailenin olumlu yaklaşımı çocuğa yardımcı olur. Soruları ayıplamak, konuşmaktan kaçınmak hem çocuğun suçluluk hissetmesine yol açar hem de cesaretini kırar. Ayrıca çocuğa “özel yaşam” kavramı da anlatılmalıdır. Bu, örneğin çocuğun çıplaklığını engellemek değil sınırlarını çizmektir. Her şeye rağmen cinsellik özel bir konudur, herkesle paylaşılmaz mesajı verilmelidir. Kısaca mahremiyet dediğimiz özel yaşam bilincinin kazandırılması önce çocuğun kendi mahremiyetine saygı duymakla başlar. Tuvalet, banyo gibi yerlerde giyinip soyunurken, çocuğu mahremiyetine özen göstererek bunu sağlayabilirsiniz. Böylece onların da erişkinler gibi özel hayatlarının olduğu ve bazı şeylerin sadece özel yerlerde yapılabileceğini çocuğunuza en güzel şekilde anlatmış olursunuz.

Cinsellik eğitimi burada kısaca anlatılamayacak kadar kapsamlı bir konudur. Aşağıda konuyla ilgili önerebileceğim bazı kitapları listeledim. Ne kadar çok okursanız okuyun, her çocuk kendine özeldir ve kendi gelişimine göre onlarca farklı tarzda soru sorabilir. Dolayısıyla bazen şaşırmanız ve ne yapacağınızı bilemeniz normal, ama isterseniz her zaman telafi edebilecek şansınız var.
Çocuklarda cinsellik eğitimi ile ilgili önerilen kitaplar

Anne Ben Nereden Geldim, Ali Çankırılı,Uğur Böceği Yayınları
Bana Neler Oluyor?, Peter Mayles, Sistem Yayıncılık
4-5 Yaş Çocuklar İçin Cinsel Bilgiler, Isabella Fougene, Epsilon Yayınevi
İçiyle Dışıyla Vücudumuz, A. Smith, Tübitak Yayınları.
Mahremiyet Eğitimi, Adem Güneş, Timaş Yayınları
Psikolog Esin ESEN